Dünden bugüne Antalya’da talasemi

Prof. Dr. Duran Canatan, Antalya Kent Müzesi Kent Belleği Merkezi, Kent-Müze-Tarih söyleşileri kapsamında “Dünden bugüne Antalya’da talasemi” konulu söyleşi gerçekleştirdi

Akdeniz Kan Hastalıkları Vakfı Başkanı Kan ve Genetik Hastalıklar Uzmanı Prof. Dr. Duran Canatan, Kent Müzesi Kent Belleği Merkezi Konferans Salonu’ndaki söyleşide, dünden bugüne dünyada, Türkiye’de ve Antalya’da talasemi hastalığının tarihini anlattı. 

SITMADAN KAÇIŞ
Antalya’nın yıllardan beri Talaseminin merkezi olduğunu belirten Canatan, yayla göçlerinin özellikle sıtmadan kaçmak için yapıldığını ifade ederek, “Atalarımız bunun için, ‘sıtmadan kaçmak için otu saz olan, “kuşu kaz olan yerleden kaçın, otu kekik olan kuşu kekik olan yerlere göçün’ demişlerdir. Bu gelenek yıllardan beri yörük geleneği olarak devam etmektedir. Antalya sahil bölgelerinde talasemi taşıyıcı  sıklığı yüzde 10 üzerinde iken, yaylalarda bu oran yüzde 3’lere düşmektedir” diye konuştu. 

YÜZDE 95 AZALDI
Prof. Dr. Duran Canatan, Antalya’daki talasemi çalışmaları hakkında şu bilgileri verdi: “Antalya’da bu hastalıkla ilk bilimsel çalışmalar  İbradı’lı Prof. Dr. Muzaffer Aksoy tarafından başlatılmıştır. İlk dernek Prof. Dr. Hüseyin Sipahioğlu tarafından kurulmuştur. Türkiye’nin ilk talasemi merkezi Antalya Devlet  Hastanesi bünyesinde başhekim Op. Dr. Hasan Doyduk ve Prof. Dr. Duran Canatan kurulmuştur.  Antalya’da 1994  yılında hasta sayısı 700 idi. 1994  yılında yeni doğan hasta sayısı yaklaşık 20 civarında iken, 2013 yılında 1-2’ye düşmüştür. Hasta çocuk doğumu yüzde 95 azalmıştır. Önlem alınmasaydı 2013 yılında 1100 hasta olacaktı, Antalya’da 20 yılda 400 yeni hasta doğumu engellenerek, Antalya ekonomisine yıllık 8 milyon TL tasarruf sağlanmıştır.”